Forum Evren.NeT

Go Back   Forum Evren.NeT > FRMEVREN.NET GENEL > Garip olaylar - Efsaneler


FrmEvren.Net Duyuru Panosu
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
atam hülya Kendi Şiir ve Yazılarınız 1 30.10.07 19 : 10
ileri görüşlü atam eMiNe Atatürk Köşesi 3 26.10.07 14 : 46
Sen Hiç Ölmedin ATAM............. ♥♥PRENSES♥♥ Atatürk Köşesi 1 23.10.07 21 : 31
atam aysegul sultan Slayt Gösteriler 2 10.06.07 17 : 42
izindeyiz atam TuRkİuM Komik Ses ve Videolar 0 04.05.07 08 : 13

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama Stil
Alt 09.12.09, 23 : 59   #1 (permalink)
Banned
Bilgiler
microchip microchip isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyelik tarihi: Nov 2009
Bulunduğu yer: sen nerden istersen :DD
Konuları: 263
Mesajlar: 1.772
Üye No: 23957
Karizma
Tecrübe Puanı: 0
Karizma Puanı : 4042
Karizma Seviyesi: microchip has a reputation beyond reputemicrochip has a reputation beyond reputemicrochip has a reputation beyond reputemicrochip has a reputation beyond reputemicrochip has a reputation beyond reputemicrochip has a reputation beyond reputemicrochip has a reputation beyond reputemicrochip has a reputation beyond reputemicrochip has a reputation beyond reputemicrochip has a reputation beyond reputemicrochip has a reputation beyond repute
Ruh Halim
Standart Ay-Atam Efsanesi...


Ay-Atam Efsanesi, Memlükler döneminde Mısır'da yaşamış olan Türk tarihçisi Aybek üd Devâdârî tarafından kayda geçirilmiş bir Türk efsanesidir. Aybek üd Devâdârî'nin verdiği bilgilere göre bu efsaneyi halk dilinden yazıya aktaran ilk kişi Ulug Han Ata Bitikçi adlı eski bir Türk bilginidir.
Ulug Han Ata Bitigçi'nin içinde Ay-Atam Efsanesi'nin de yer aldığı bir kitabını ele geçiren Cebrail bin Bahteşyu adlı İranlı bir tarihçi, Ay-Atam efsanesi'ni Türkçe'den Farça'ya tercüme etmiştir. Bu farça tercümeyi bulan Aybek üd Devâdârî efsaneyi olduğu gibi kendi kitabına aktarmıştır.
Ay-Atam Efsanesi'nin konusu insanoğlunun yaratılışıdır. İnsanın yaratılışını dört unsura (su, ateş, toprak, rüzgar) ve balçığa bağlayan bu efsanede Ön Asya mitolojisinin etkileri görülür. Kimi Türkologlar, Ulug Han Ata Bitikçi'nin yeni müslüman olmuş bir Türk düşünürü olduğunu düşünmektedirler.
Efsanede geçen ve Kara Dağcı adlı bir dağın üzerinde bulunan Ata Mağarası motifi, Türk mitolojisinin temel motiflerinden biridir. Bozkurt Destanı'nda kurtla yaşayan son Türk çocuğunun kaçıp sığındıkları Turfan'ın kuzeybatısındaki büyük dağ ve dağdaki mağara da böyle bir yerdir. Ergenekon'da da durum böyledir. Nitekim Ay-Atam Efsanesi'nde anlatılan mağara da Kara Dağcı adlı bir dağın üzerinde bulunmaktadır. Büyük Hun ve Kök Türk devletleri zamanında Türkler'in Tanrı'ya tapınmak için bir tür tapınak olarak kullandıkları ata maaraları da kou ile ilgili ve önemlidirler.

İnsanın yaratılışını dört unsur ve balçığa bağlama daha çok Ön Asya mitolojisinin geleneğidir. Ancak, dört unsur inanışı Uygur Türkleri'nde de vardır. Ayrıca efsanenin kişi ve yer adlarının öz Türkçe olması, Ata Mağarası motifinin efsane de önemli bir yer tutması ve dolayısıyla Türkler'in ünlü mağara kültünün efsanede yer alması, Ay-Atam Efsanesi'nin bir Türk efsanesi olduğunu ortaya koyar. Ama efsanenin Ön Asya etkisi taşımasını ve Aybek üd Devâdârî'nin müslüman olması dolayısıyla efsanenin bazı bölümlerini kırpmış ya da müslümanlaştırmış olması ihtimalini göz önünde tutarak efsaneyi incelemek gerekir. Ay-Atam Efsanesi özetle şöyledir:
Çok çok eski çağlarda...

Çok yağmurlar yağdı. Gök delinmiş gibiydi. Dünya sele boğuldu, her yanı çamurlar kapladı. Çamurlar akan selle yuvarlanarak Kara Dağ'daki bir mağaraya doldular. Mağaranın içindeki kayalar yarıldı. Yarıkların kimileri insanı andırıyordu. Sürüklenen çamurlar bu insan biçimli yarıkları doldurdular.

Aradan çok zaman geçti....

Yarıklardaki balçıklar sular ile benzeşti, hâllodu. Güneş Saratan burcuna gedi ve havalar çok ısındı. Yarıklardaki balçık sular ile pişti. Yarıkların bulunduğu bu mağara tıpkı bir kadın gibiydi. İçi de insanlara can veren bir kadın karnı gibiydi.

Dokuz ay durmadan yel esti....

Su, ateş, toprak ve yel, insana can vermak için birleştiler. Dokuz ay sonra bir insan çıktı ortaya. Adına Ay-Atam dediler.

Ay-Atam, gökten indi yere kondu. Bu yerin suyu tatlı, havası da serindi.

Sonra yine yağmurlar, seller başladı. Mağara yeniden çamurla doldu. Güneş bu kez Sünbüle burcunda durdu. Sünbüle burcundaki güneşin sıcaklığı ile balçıklar sular ile pişti. Bu kez bir hatun kişi çıktı ortaya. Adına Ay-Va dediler.

Ay-Atam ile Ay-Va evlendiler. Kırk çocukları oldu. Bunların yarısı erkek, yarısı da kızdı. Onlar da evlendiler; soyları çoğaldı.

Bir zaman geldi Ay-Atam ile Ay-Va Hatun'un ömürleri doldu; öldüler. Çocukları, ana-babalarını türedikleri mağaraya gömdüler. Mağaranın kapısını altın kapılar ile kapattılar, dört bir yanını çiçekle süslediler.

Bu Konuyu Facebookta Arkadaşlarınla Paylaş
microchip isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
ayatam, efsanesi

Seçenekler Arama
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07 : 20.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.3.0
Tercüme Eden :HıRÇıNB£Y

Sitemizle İletişim Kurmak İçin fatih.tm@gmail.com adresini kullanabilirsiniz.
FrmEvren Önemli Duyuru
Sitemizde; format gereği uyelerimiz görüşlerini önceden onay olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. FrmEvren.net yoneticileri itina ile icerik kontrolleri yapmaktadırlar, ancak güzümüzden kaçma ihitimaline karşı FrmEvren.net'de yasalara aykırı unsurlar bulursanız, lütfen yukarıdaki İLETİŞİM adresimize bildiriniz.Gereği yapılacaktır, SAYGILAR...